22 Eylül 2017 Cuma
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
15 Mart 2012 Perşembe 10:35

Yargı Bir Çok Ülkeden Daha Bağımsız

Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen “Hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı” konulu konferansa konuşmacı olarak Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak katıldı.
Yargı Bir Çok Ülkeden Daha Bağımsız

Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen “Hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı” konulu konferansa konuşmacı olarak Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak katıldı.

Programda ilk konuşan SDÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Faruk Turhan, yargının tarafsız olduğu kadar bağımsız da olması gerektiğinin altını çizdi. Turhan, “Anayasa'da Cumhuriyetimizin temel niteliklerinden biri olarak sayılan hukuk devleti kavramı yargı bağımsızlığıyla doğrudan ilişkilidir. Hukuk devletinin klasik olarak sayılabilecek çeşitli tanımlamaları vardır. Hukuk devleti yönetilenlere hukuk güvencesi sağlayan devlet düzenidir. Yargı bağımsızlığı ise adil yargılama hakkına hizmet eder. Yargı bağımsız olduğu kadar tarafsız da olması gerekir. Bu nedenle yargı bağımsızlığı kadar tarafsızlığının da sağlanması ve içeriğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu durum toplumun yargıya olan güveni içinvazgeçilmez bir şarttır” dedi.

HUKUKTAN TAVİZ VEREN ÜLKEDE DEMOKRASİ İVME KAZANMAZ
Hukuktan taviz verilen bir ülkede demokrasi ve girişimciliğin ivme kazanamayacağına dikkat çeken SDÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan İbicioğlu ise, “Bu nedenle gelişmişlikle hukuk arasında büyük bir ilişki vardır” dedi.

DÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan İbicioğlu "Hukuk devleti her şeyden önce hukuk kurullarının herkese eşit ve adil uygulanmasını gerektirir. Bu çerçevede tabii ki aksaklıklar eksiklikler olabilir. Hukukla ilgili aksamalar sadece insanlarda adalet algısını zedelemenin ötesinde her alanları etkiler. Hukuktan taviz verilen bir ülkede demokrasi, girişimcilik ivme  kazanmaz. Bu nedenle gelişmişlikle hukuk arasında büyük bir ilişki vardır. Hukuk devletiyle alakalı olarak üzerinde ne kadar konuşsak yeridir. Hukukla ilgili olarak biraz da dışarıdan ödünç alınan sistemler yerine kendi sosyo ekonomik müktesebatımızla uyumlu, toplumumuzla uyumlu hukuk prensiplerine ihtiyacımız vardır” diye konuştu.

BAĞIMSIZ YARGI, HUKUK DEVLETİNİN TEMELİDİR
Bağımsız yargının hukuk devletinin temeli olduğunu vurgulayan Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak, “Yargısı bağımsız olmayan ve dolayısıyla da çeşitli etkiler altında karar veren bir ülke hukuk devleti olarak kabul edilemez” diye konuştu.

Kaynak konuşmasında şu görüşlere yer verdi: “Üniversite eğitimi insanları hayata hazırlar. Üniversitede aldığımız eğitim sayesinde iş hayatımızın ve yaşam felsefemizin temelleri atılır. Bu nedenle iyi bir eğitim başarılı ve mutlu bir hayatı beraberinde getirmektedir. Hukuk gibi onurlu ve zevkli bir çalışma alanını seçmiş bulunmaktasınız. Adaletin tesisi için çıktığınız bu zorlu yolda sizlere başarılar diliyorum. İyi bir hukukçu olabilmek için sürekli çalışmanız, okumanız, araştırmanız ve bilgilerinizi yenilemeniz gerekmektedir. Kutsal bir insanın onurunu korumak en temel göreviniz olacaktır. Her canlının bir takım özellikleri o canlıyı diğer canlılar karşısında üstün kılar ya da o canlının varlığını sürdürebilmesine imkân sağlar. İnsanlar üstün yanlarının akıl olduğunu anlayınca ortak aklı bulmaya çalışmışlardır. Bu ortak aklın ilk ürünü ise topluluk halinde yaşamak olmuştur. İnsanoğlu en ilkel toplumlardan bugüne kadar yaradılışı ve ihtiyaçları nedeniyle sürekli diğer insanlarla topluluk halinde yaşama yolunu seçmiştir. Bu nedenle insan sosyal bir varlık olarak kabul edile gelmiştir. Ancak birlikte yaşama bir takım kuralların ve bu kurallara uyulmaması durumunda yaptırımların gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. İnsanlar ilk zamanlarda kurallara uymayanları kendileri cezalandırmaktaydı. Bu uygulamanın sakıncaları ortaya çıkmaya başlayınca kural koyma, uygulama ve kurallara uyulmaması halinde yetkilerini bir otoriteye devretmeye ihtiyaç duydular. B u otorite zamanla devlet yerini aldı. Devlet zamanla amacından uzaklaşarak birey ve toplum üzerinde baskı haline gelmiş ve yetkilerini çoğu zaman denetimsiz ve keyfi kullanmıştır. Devletin varlık nedeni insana hizmet etmektir. Hukuk belirli bir toplumda yaşayan kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen ve uyulması gereken kurallar bütünüdür. Toplum hayatının etkin biçimde düzenlenmesi maddi yaptırımı olan hukuk kurallarıyla mümkündür. Hukukun amacı toplumsal düzeni, kanun önünde eşitliği ve adaleti sağlamaktır. Adalet hukukun en üst idealidir. Devlet kavramıyla hukuk devletini bir birinden ayırmak biraz zor mümkün değil gibi gözüküyor. Ama her devlet hukuk devleti değildir. Hukuk devleti hukuku olan devlet ya da devletin koyduğu hukuk olmayıp hukukun egemen olduğu devleti ifade eder.

Hukuk devleti faaliyetlerinde hukuk kurallarına bağlı olan vatandaşlarına hukuki güvenlik sağlayan devlet demektir. Bu ilke devletin işlemlerinin hukuk kurallarına bağlılığını ifade eder. Hukuk devleti deyince ilk akla gelen devletin eylem ve işlemlerinin hukuka uygun olması ve yargı denetimine tabii olmasıdır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu anayasamızda açıkça belirtilmiştir. Hukuk devletini polis devletinden ayıran başlıca özellik devlet görevlilerinin belli hukuk kuralları içerisinde yürütülmesidir. Hukuk devletinde Devlet yalnız hukuku koyan bir varlık değil koyduğu bir hukukla da bağlı olan bir varlıktır. Sadece hukuka bağlı olması bir devleti hukuk devleti yapmaz. Hukuk devleti aynı zamanda devletin varlık nedeni olan insana saygılı devlettir. Bireyin yok sayan yada bireyleri başka tür bir canlı gibi gören yaklaşımlar hukuk devletinde kabul edilemez. Hukuk devleti insan haklarının geliştirilmesi ve adaletin tam olarak sağlanması adına sürekli yeni kazanımlar eğilimindedir. Bu nedenle hukuk devleti durağan değil gelişen bir yapıdadır.

Devletin işlemlerinin açık, anlaşılabilir, öngörülebilir, denetlenebilir olması toplumun huzuru açısından gereklidir. Devletin nasıl davranacağını görebilmek için devletin bir takım kurallara bağlı olması hukuk devletinin gereklerinden en önemlisidir. Denetim ve yaptırımın gerçek ve uygulanabilir olması için gerektiğinde devleti de yargılayabilecek düzeyde bağımsız bir yargı sisteminin bulunması hukuk devletinin bir başka olmazsa olmazıdır. Bağımsız yargı hukuk devletinin temelidir. Yargı her ne kadar seçilmişler yerine atanmışlardan oluşmuş olması yönüyle eleştirilse de yasama ve yürütmenin eylem ve işlemlerini hukuki açıdan denetleyen kişi hak ve özgürlüklerinin teminatı olan ve onları koruyan bir organ olarak düzenlenmiştir.

Hukuk devletinin temel unsurlarından yargı denetiminin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi mahkemelerin her türlü etkiden ve baskıdan uzak olarak karar vere bilmelerine bağlıdır. Yargısı bağımsız olmayan ve dolayısıyla da çeşitli etkiler altında karar veren bir ülke hukuk devleti olarak kabul edilemez. yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi bu nedenle anayasalarda ve anayasamızda özenle korunmaya çalışılmıştır” dedi.

YARGIMIZ BİRÇOK ÜLKEYE GÖRE DAHA BAĞIMSIZ
Ülkemizdeki yargı sisteminin birçok ülkeye daha göre bağımsız olduğunu belirten Yargıtay Başkanı Kaynak, “Yargı görevini yerine getiren taraflar yargı bağımsızlığını sağlamak için elinden gelen çabayı göstermelidirler” dedi.

Kaynak sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizdeki yargı sistemi incelediğimiz birçok ülkeye göre daha çok bağımsızdır. Kişiler bir haksızlığa uğradığında bu haksızlığı devlet yapmış olsa bile güvenebileceği bir bağımsız yargının varlığı o ülkedeki insanların güvende olduğunu hak ve özgürlüklerinin güvence altına alındığını gösterir. Yargı görevini yerine getiren taraflar yargı bağımsızlığını sağlamak için elinden gelen çabayı göstermelidirler. Yargı bağımsızlığının sağlanabilmesi için sadece hukukçuların değil devletin tüm organlarının üzerine düşen özel yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekir.

Unutulmamalıdır ki yargısı bağımsız olmayan bir ülkede insanların özgür olduğundan söz edilemez. Hukuk devletinin bir başka koşulu da yargının tarafsız olmasıdır. Tarafsızlık hakimin baskı altında kalmadan, etkilere kapalı, taraf tutmadan yargılama yapması, kişiliğinden sıyrılarak hukuka ve vicdanına göre karar vermesidir. Hakim önüne gelen somut olayda her türlü etkiden uzak olabilmelidir. Yargı tarafsız olmak zorundadır. Yargı yetkisi kullananlar kişisel olarak tarafsız olmak zorunda oldukları gibi bu tarafsızlıklarını üçüncü kişilere de objektif olarak göstermek zorundadırlar. Yargının tarafsızlığı öncelikle davanın taraflarına karşı her türlü etkiden uzak olmasını gerektirir. Hakim yargılamayı millet adına yapar, devletten ise bağımsızdır. Çünkü devlet yargılamanın tarafı olabilir.
Hukuk devletinin şekli anlamda gereği hukuk kurallarıyken maddi anlamda gereği ise evrensel hukuka devletin tam anlamıyla uymasıdır. Bir devletin hukuk devleti sayılması için öncelikli koşullardan biri de gücünü aldığı otoritenin kaynağı olan o ülke imkânlarının hak ve özgürlüğünün güvence altına alınması ve geliştirilmesidir. İnsan hakkı esası göz önünde bulundurulmadıkça adalet anlayışına ulaşmak mümkün değildir. Hukuk devleti kavramı doğru bir insan hakları anlayışına dayanmadıkça dış dünyada gerçeklik kazanamaz. Bunun yanında idarenin de kendi koyduğu kurallara uyması önemli başka bir koşuldur. Hukuk devletinde bireyler hangi davranışın ne sonuç doğuracağını öngörebilmelidir ki kendisini güvende hissetsin. Hukuk devletinde idare de hukuk kurallarına uyacaksa uymamanın da bir yaptırımı gerekir. Bu nedenle idare makamları bağımsız bir mekanizma tarafından denetlenmek zorundadır. Yargının özgürce karar verebilmesi için bağımsız ve tarafsızlığını sağlayacak araç kuvvetler ayrılığıdır” dedi.

Konferansın ardından Kaynak’a Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Numan Tamer tarafından plaket takdim edildi.

Kaynak:
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR