20 Eylül 2017 Çarşamba

Onur ERCAN (Sesli & Yazılı Makale) / Ajans32

Yazar Üzerine

24 Ekim 2014 Cuma 17:46

Kitap yazmak denince aklıma sürekli sevgili dostum Kadir Yavuz Bey gelir. Kendisini bir kere daha tebrik etmeden geçemeyeceğim. Maaşallah “SEN BÜYÜK BİR LİMANSIN”ı yayımladı. Sunuşunu, araştırmacı yazar ve şair Değerli İnsan Muhterem Murat Yüksel’in yazdığı kitap, kısa sürede beklenmedik bir hızla tükenmekte.

Kitaptan kısa bir bölüm:

“Hayat denizinin dev dalgaları arasında aklını kullanıp kaptan olmak, yelkenlerini muhabbet rüzgârıyla şişirmek, fikir dümenini menzile doğrultmak, maksat pusulasından şaşmadan rotada azim ve sebatla devam etmek, düşmanlık ve haset korsanlarından selamette olmak, mertlik ve cesaret kılıcıyla savaş vermek ve başa gelenlere sabretmek öyle her babayiğidin harcı değildir.”

Kendisini tanıdığım günden beri bütün denemelerini, makalelerini ve kitaplarını okumuşumdur. Hakikaten bir yazarı kitaplarını okumadan tanımak çok zordur. Hatta atalarımızın buyurduğu gibi; “bir insanı tanımak için onunla yolculuk yapmalı, alışveriş yapmalı, yemek yemeli” deniyor. Fakat bunlar sadece bir arkadaşı tanımak içindir.

Bir yazarı tanımak elbette bir arkadaşı tanımaya çalışmak gibi değildir. O yazarı tanımak: kendi satırlarına, gecenin bir saatinde, ya da herkes tatildeyken, ya da bir sıkıntılı anında belki de hasta olduğu anda, bir çok kişinin göremediğini, düşünemediğini, hissetmediğini yazarken ki boyutunu; o kitabın satırlarını okurken yaşamakla olabilir.

Yazar olmak asla bir tesadüf değildir. Hele ki binlerce makale, binlerce deneme, onlarca kitap yazmak hiç tesadüf olamaz. Bazen, bazı kişiler için tesadüfen o konumda, ya da torpille orada, rüşvetle vs. denebilir. Fakat bir insanın halka mal olmasının bedeli asla ne bir torpil, ne bir tesadüf, ne de bir rüşvettir. O tamamen oraya tırnaklarıyla gelmiş, asla pes etmemiş bir kişiliktir.

Sevgili Kadir Yavuz’un, aslında bütün yazılarını ve kitaplarını okumanızı tavsiye ederim. Fakat 3 seriden oluşan “TOPLUM ÜZERİNE” başlıklı yazısını okumanızı önemle tavsiye ederim. Orada bizim için belki hiçbir şey ifade etmeyen ama yazarın kendisi için çok önem teşkil eden serzenişleri göreceksiniz. Yine toplumumuzun kanayan yaralarında birisi olan “okuma” üzerine çok güzel bir notlar var.

Kadir Yavuz’un “ Toplum üzerine” adlı yazısını okuduktan sonra, hakikaten bir insan neden okumayabilir ya da okuyanla okumayan arasında ne farklılık olabilir diye düşündüm.

Okumamak, belki de kendince bir seçeneği ama yanlış olanı seçmiş olan insandır denilebilir, kitap okumamak bir seçim mi diye soracak olursak; kitap okumak nasıl bir insan davranışı ise kitap okumamakta böyle bir davranış olmalı.

Bu davranış kazanılmış mıdır? Yoksa sonradan kişiye aşılanmış mıdır? Bilinmez ama aslında kitap okumamak kaybediş bir duygu; kitap okumayan ve kendini geliştirmek istemeyen insan ise kaybetmiş bir insan demektir.

Neden mi? Çünkü bilmediği, belki de yanı başında sürüp de giden hayatın akışında görmediği nice gerçeğin, olayın ve olgunun hiçbir zaman farkında olunamayacak olduğu gerçeğinden dolayıdır bu kaybediş.

Okumak zihnin farklı bir boyuta geçip yaşadığı çevreye dışarıdan bakmasını sağlar ki bu insanın düşünme gücünü ve yeteneğini ortaya koyar. Kitap okumayan insan ise sadece hayatta kalır, neredeyse bilmeden ve hissetmeden.

Bu bakımdan okuduğumuz kitaplar insanı, hiç görmediği yerleri de gezdirmeyi, hiç tanımadığı insanları tanımağı, normalde asla arkadaş olamam dediğiniz insanlarla da arkadaşlık etmeyi, hiç yaşayamayacağınızı düşündüren aşkları da yaşatır ve bu liste uzar gider.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR