24 Eylül 2017 Pazar

Kadir YAVUZ / Ajans32

Yıl 2013… 3 Kitap Yayımladım...

26 Eylül 2013 Perşembe 21:49

Yıl 2013… 3 Kitap Yayımladım. YIL 2014… BASIMA HAZIR 4 KİTAP YAYINEVİ BEKLİYOR…  “SEN BÜYÜK BİR LİMANSIN” , “GÜNCELE YAKIN” , “ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA” ve “İNSAN NE İÇİN YAŞAR”

                                                                
Geçen yıl ki,
3 kitabımla birlikte toplam 9 kitabım yayımlanmıştı. Bu yıl, kolları sıvadım; bir baktım, basıma hazır 4 kitabım, sponsor bekliyor.


Sponsor konusunda yazarların çektiğini bir Allah bilir, bir de o sıkıntıyı bizzat yaşayan yazar! Ne sözler verildi, sponsorluk konusunda; nicelerine de söylediğimde, olumlu bakmadılar, kitaba!


‘Ne kitabı! Kitap karın doyurmaz, sen kendi karnını doyuracak işlere bak! Gerçi bugüne kadar, karnını doyuracak işi bulamamışsan bundan sonra da boşuna kendini yorma! Bu yaştan sonra bir şey olmaz!’
diyen, çok kişilerle karşılaştım. Çok zengin işadamı tanıyorum, kitabımı alırken bile zorluk çekenleriyle karşılaştım, ‘kitapların da amma pahalıymış’ diyenin yanında ‘şimdi sponsor olmakta neymiş, nereden çıkardın bu sponsorluğu’ diyenlerle de, yıllardır karşılaşıyorum. Ama bir kurum dergi çıkarıyor da, şirketi arayıp, sponsor olunması istenmişse, oraya anında ‘olur’ veriyor, bana olumsuz cevap veren o şirketin sahibi yani o tanıdık patron! Niye? ‘İlerde, ya işimiz düşerse!’ yorumunu da, sözünün ardına eklemeyi ihmal etmiyor.


Bir başka sebep, ben yaşadığım yerin yerlisi olmadığıma bağlıyorum ve ayrıca ‘kalburu kalın!’ değilim. Af edersiniz, tabir caizse ‘baldırı çıplak!’ bir yazarım. ‘Etin ne ki, budun ne olsun!’ denilen cinstenim. Bir mevki ve makam sahibi olsaydın ona da kıymet veriliyor. Lafa geldiğinde de ‘sen bizdensin... Bizim fahri hemşehrimizsin’ derler.


Allah’a sığınıp, kendim bastırdım son 3 kitabımı… 7, 8 ve 9. kitaplarımı kendim bastırdım ve kendim de sattım. Çok nadir, gittiğim yerlerden boşa döndüğüm! Ispartalı çok gönül adamı var, faaliyetlerimi kendi çabamla yaptığımı, gazete köşe yazarlığımı ücretsiz yaptığımı, karşılık bekleyince, işin ‘amme!’ hizmeti olmaktan çıkacağını, bu defa hiçbir anlamı olmayacağını izah ettiğim birçok dost insan, canı gönülden kitaplarımı alıyor. Ama ne var ki, birçok arkadaşımı, dostumu da kitap sattığımdan dolayı kaybettim. Nedenini anlayamadığım bu insanların, dostluklarından şüphe ediyorum, başka bir şey diyemiyorum. Aslında, dost sandığım o insanların, kitaplarım sayesinde bir vesile dost olmadıklarını görmüş oldum. O insanlara, ilk gittiğimde veya ilk tanıştığımda o an elimde olan kitabımı  imzalayıp, hediye ettiğimi bilirim. O zaman nasıl rağbet edilirdi? İkinci kitabımı veya daha sonraki bir kitabımı sattığımı söylediğimde, birden değişiyor ‘ne kitabı, ne parası, şimdi sen bana parayla kitap mı, satacaksın?’ dediğini duyuyor, işte o andan sonra bana tavır alındığını görüyordum.


Piyasa da, kitabı okunmayacak nice yazarlar var, bir şekilde bulmuş işin yolunu yordamını, bastırıyor kitaplarını veya bir yayınevi bulmuş, işini götürüyor. Bizler gibi nice yazarlar da, ağzıyla kuş tutsa havasını alıyor.


Bugüne kadar 9 kitabımı büyük sıkıntılarla bastırdım. Bu yıl, hazır olan “Sen Büyük Bir Limansın” , “Güncele Yakın” , Çığlık Çığlığa”  ve “İnsan Ne İçin Yaşar” adlı 4 kitabımın basımında acele etmiyorum.


Valilik aracılığıyla, Kültür ve Turizm Bakanlığı yayımlar Daire Başkanlığı’nın kitaplarımı basımı için yazılı müracaatım oldu. Açıkçası neticesini olumlu beklemiyorum, neden diyecekseniz ‘denemeye, köşe yazılarına, şiire’ filan bakanlık pek ‘sıcak!’ bakmıyor. Duyumlarım öyle!


Piyasada öyle çünkü! Yayınevleri ‘roman’ ve ‘romancıların’ peşindeyse onlarda günceli takip ediyorlardır, sanırım. Bakanlığın, piyasadan aşağı kalır yanları neden olsun ki? Doğru mu?

Bunları düşünerek, bazı kendisini edebiyata adamış yayınevlerinin peşine düştüm… İnternet adreslerini, meyillerini bularak bu 4 kitabımın kaynakçasını onlara postalıyorum. Bunlardan ‘ötüken yayınevi’ 4 gün gibi kısa bir sürede ‘olumsuz’ cevabını ilettiler, çok şükür. Bir başka yayınevi ‘dergâh’ çalışmalarınızın cevabını inceledikten sonra 2-3 ay içinde size bildireceğiz, başarılar diliyoruz, sözüyle bana dönerek bildirdiler. Demek ki, ciddi bir inceleme yapıyorlar, diye düşündüm; işi zaman içine dağıtmışlar, 4 kitap ve benim haricimde daha nice yazarların kitapları, masalarının üstünde incelenmeyi bekliyor.

İsim isim burada vermeyeyim, bu gibi rahat 8-10 yayınevine e-postayla kitaplarımın içeriğini postaladım. Onlardan da ‘olur’ çıkmazsa, yine kendi başımın çaresine bakacağım. Boşa atalarımız ‘kendi işini kendin gör’ dememişler. Kendi işimi kendim göreceğim.

Bir hizmet veriyorsun ve sana onca hizmetine karşılık ‘şu ara roman revaçta! Deneme filan para etmiyor’ diyorlar.

Ben insanı ele alıyormuşum, onun için varmışım, onu düşünüyormuşum, onun sıkıntılarının yanındaymışım, feryat ediyorum, kimin umurunda!

Bu aşkımı, şevkimi kırıyor mu? Bazen kırıyor ama ardından da beni kamçılıyor. Sabırla yoluma devam etmem gerektiğini söylüyor, içimdeki ses!


Buradan, beni her fırsatta takdir eden değerli büyüğüm, sunuşlarımda ve kitap çalışmalarımda başından sonuna kadar vaktini esirgemeyen, çalışıp didinen, muhterem Hoca’m Murat Yüksel Beyefendiye teşekkürlerimi bildiriyorum.

Birilerine, hediye etmek için kitaplarımdan alan çok değerli gönül dostlarıma da ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Sponsor olup, kitaplarımı bastırmama yardımcı olan Katre Unlu Mamullerinin Sahibi Mehmet Kayaduran Beyefendiye de ayrıca teşekkür ediyorum.

Yazılarımı yazdığım değerli gazete sahipleri; Çözüm Gazetesi Sahibi Hüdayi Kartöz ve Şakir Aksöz Bey’e, Ajans32 İnternet sitetesi sahibi Mustafa Kahraman Bey’e ve Makaleciyiz.biz Sitesinin Sahibi Onur Ercan Bey’e de ayrıca teşekkür ediyorum.

 

 

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR