25 Eylül 2017 Pazartesi

Ziya ÖZTÜRK / Ajans32

Yılbaşı veya Mekke’nin Fethi

31 Aralık 2011 Cumartesi 22:01

YILBAŞI veya MEKKE’NİN FETHİ

 

Miladi yıl Ocak ayı ile başlayıp Aralık ayı ile sona eriyor. 31 Aralık gecesi yılın son gecesi olduğu gibi yeni gelen/gelecek yılın da ilk saatleri.

 

Yılbaşı kutlamaları, ne hikmetse biten bir yılın bilançosunun yapılacağı anlara değil de gelen/gelecek olan yeni yılın zevkli bir ortamda karşılanması üzerine kurgulanıyor. Geçen giden yılın  bilançosu da aklımıza nedense bir türlü gelmiyor. Çünkü içinde bulunduğumuz batı coğrafyası ve amerikan kültürü hep tüketmeye, zevk almaya, günü gün etmeye sevkediyor bizleri. Bunun amiyane tanımı emperyalizm. Egemen güçlerin dikte ettiği yaşam biçimi desek de yanılmayız.

 

Bu düzen, bu yaşam tarzı kişiyi düşünmeye ve ölçüp-biçmeye değil tüketmeye her gününü hatta her saatini eğlenme odaklı değerlendirmeyi salık veriyor. Zira ölçüp-biçme ve düşünmeye başlayan insan dikte edilen bu ortamı sorgulamaya başlayacak ve ortamdan rahatsızlığını hissettiği andan itibaren ortamın dışına çıkmak isteyecektir. Ferdi anlamda bir birey kaybetse belki bu düzen fazla şikayet etmeyecek. Ama sorgulayan bu fert başka fertlere de sorgulama ve değerlendirme yapmayı tavsiye edecekse tehlike çanları çalıyor demektir bu düzen için.

 

Bu düzenin prensipleri ye, iç, eğlen, tüket, yat-kalk. Bu emirler dışında ahlak, maneviyat, din, felsefe, yardımlaşma ve empati gibi değerlere asla taviz yok. Bu değerler eskimiş ve köhne değerlerdir egemen güçler için. 70’li yıllardaki hippileri eleştiren günümüz egemen güçleri sömürmek için hippi bireyler hatta hippi toplumlar yarattılar.

 

Bir şeyin adını iyi koymak gerek. Bugünün egemen dünyası (Avrupa ve Amerika) iyi biliyorlar ki hazıra dağ dayanmayacak. Gittikçe yoksullaşan insanlar ve toplumlar er-geç zenginin kapısına dayanacak. Zengin ve egemen verip kurtulayım şunlardan diyecek ama gözü dönmüş yoksullar, tüketmek üzere asırlardır egemen güçler tarafından eğitilen o insanlar nihayet egemen güçleri de tüketmeye başlayacaklar. Dünyada güven ve düzen kalmayacağı için zor şartlara kendini alıştırmamış egemen güçler kaybedecekler ve ezilecekler. Bu hazin son egemen güçleri bekliyor. Zalimin zulmü varsa mazlumun da hesabı var. Hemen hemen hiç elektrik kesintisi olmayan egemen güçlerin memleketlerinde yarım saatlik bir kesinti tüm hayatı felç edecek ve güvensizlik üzerine bina edilen egemen güçlerin yapılarını alaşağı edecektir. Ama hala elektrik kesintilerin olduğu cennet ülkemiz Türkiye’mizde 24 saat elektrik kesintisi olsa da damarlarımızdaki asil kandan gelen güven, itimat ve komşuya saygı genlerimiz harekete geçecek ve hayat devam edecektir. Bu bizim tarihten getirmiş olduğumuz dindar ve asil bir milletin çocukları olduğumuzun kanıtıdır.

 

Ben yılbaşı veya yılsonu kutlaması yapmayanlardanım. Alternatif olarak Mekke’nin Fethi programını seyrettim. Yılbaşı kutlayanlara diyeceğim bir şey yok. Onlar için üzülür ve bağışlanma dilerim. Herkesin hayatı kendine. Bu ülke hepimizin. Kutlayanlar veya kutlamayanlar hep bir arada yaşıyoruz/yaşayacağız. Kimse kimseyi rahatsız etmeden herkes kendi yolunun reklamını yapmakta serbest, özgür. Sevindiğim son bir nokta; Kutlama yapılmayan benim yolumda içki yok, sarhoşluk yok, harcama yok, bela yok, tehlike yok gibi. Piyango çıktı/çıkmadı muhabbeti yok. Öbür yolda ise her an tehlike. Allah hepimizi korusun, çoluk çocuğumuza bağışlasın. Kalın sağlıcakla… :)

 

Ziya ÖZTÜRK

31.12.2011

ISPARTA

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR