25 Eylül 2017 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
14 Kasım 2012 Çarşamba 13:41

Yunus Özler Yazdı: Bir De ‘GOL’ Atabilsek

ISPARTA Gazetesi Spor Müdürü Yunus Özler Yazdı: Bir de ‘GOL’ atabilsek
Yunus Özler Yazdı: Bir De ‘GOL’ Atabilsek

Isparta’mızın profesyonel liglerdeki tek temsilcisi Emrespor mücadele ettiği 3. Lig 3. Gruptaki 11. Maçını geride bıraktı.

Kırmızı – Siyahlı ekibimizin özellikle son iki hafta deplasmanda oynamasına rağmen maçlarından ‘galibiyetle’ ayrılmasından dolayı kutluyor ve mutluluğumu dile getirmek istiyorum. Bu şu demek oluyor. Ortada başarı varsa takdir etmesini de bilirim. Olumsuzluk varsa da eleştirmesini de bilirim. Buna kimse karışamaz.

Ben 20 yıldır basın camiasında çalıyan, bizzat gerçekten ‘gazetecilik’ yapan ve 25 yılı aşkın süredir de sporla ilgilenen ve spor camiasının içinde olan bir gazeteciyim. Bunu Isparta’da sporla ilgilenen herkes ve Emrespor’un Teknik Sorumlusu Hakan Şimşek çok iyi bilir. Kendisini futbolculuk yıllarından beri tanırım. Daha önceki yazımda da söylediğim gibi kendisi dostumdur, arkadaşımdır. Yine geçtiğimiz günlerde yazdığım yazılarımda ‘dost acı söyler’ diyerek Emrespor’daki olumsuzlukları, eksiklikleri dile getirmiştim.

Ancak, sayın Hakan Şimşek’in hafta içi bazı gazetelere verdiği ‘Bizi kimse eleştiremez. Bizi eleştirenler eleştirme hakkını nereden buluyor?’ söylemine kesinlikle katılmıyorum. Hakan Hoca sanıyorum gerek yazılı gerekse görsel basını takip etmiyor. Eğer ediyorsa, Ulusal ve Uluslar arası Televizyonlarda onlarca gazetecinin spor programlarında Fenerbahçe’yi, Galatasaray’ı, Beşiktaş’ı ve Trabzon’u, kısacası Süper Ligdeki tüm takımları en sert bir şekilde eleştirdiğini. Gazetelerde de köşe yazarlarının bu yazdığım gerek büyük gerek küçük tüm futbol takımlarını eleştirdiğini rahatlıkla görür. Eğer, Hakan Hoca’nın söylediği gibiyse durum o zaman kimse bu takımları eleştirmemesi lazım. Böyle bir şey söz konusu değildir ve olamaz da. Kaldı ki, yukarıda da okuduğunuz gibi ben başarısızlığı eleştiren ve eksiklerini açıkça ortaya koyan, başarıyı da tebrik eden bir gazeteciyim. Emrespor ilk haftalarda çok başarılı oldu da ben mi acımasızca eleştirdim? Tabiki hayır. Hakan Hoca ‘Bizim şöyle sorunlarımız var’ dedi de ben mi yazmadım. Tabiki hayır.

Gelelim Emrespor’un son deplasman galibiyeti olan Yimpaş Yozgatspor maçına. Kırmızı – Siyahlı ekip bir önceki hafta Oyak Renault maçında deplasmanda kazandığı 3 altın değerindeki puana geçtiğimiz Pazar günü yine deplasmanda kazandığı altın değerinde 3 puan daha ekleyerek güzel bir ‘çıkış’ yakaladı. Bu takım adına son derece sevindirici bir durumdur.

Geçen haftaki yazıma ‘Deplasman fobisi yıkılıyor mu?’ başlığını atmış ve deplasmanda hep kaybeden takımın Oyak Renault’u deplasmanda yenmesinin deplasman fobisini de yenmenin bir sinyali olduğunu yazmıştım. Bu düşüncelerimde ne kadar haklı olduğum ikinci deplasman galibiyetiyle ortaya çıkmış odu. İnşaallah Emrespor, bu deplasman galibiyetlerine tüm hızıyla devam eder.

Ben o yazımda bir de, grubun çok zayıf takımlardan oluştuğunu ve grupta diğer takımlara göre biraz daha iyi futbol oynamayı başarırsak gruptan şampiyon olarak bile çıkabileceğimizi ifade etmiştim. Şimdi bu sözlerimin arkasındayım ve neden olmasın? diyorum. Şuanda Emrespor oynadığı 11 maçta 4 galibiyet, 4 beraberlik ve 3 mağlubiyet ve 16 puanla 9. Sırada yer alıyor. Grup lideri Darıca Gençlerbirliği’nin ise 28 puanı var. Yani arada 12 puanlık bir fark var. Daha ligin başında sayılırız. Bundan sonra alınacak galibiyetlerle bu puan farkı rahatlıkla kapatılabilir.

Köşe Yazımın başlığına ‘Bir de gol atabilsek’ ifadesini koydum. Çünkü, daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi takımda büyük bir ‘gol’ sıkıntısı var. Evet, birer golle de olsa takım son 2 deplasmandan galibiyetle dönmesini başardı. Bu güzel bir olay. Fakat, galibiyetlerde birer gol olayını aşarsak artık 3 – 0, 4 – 0 hatta 5 – 0 kazanmaya başlayabilsek sanıyorum bu gol sorununu da ortadan kaldırırız diye düşünüyorum.

Takımın puan durumundaki haline baktığımızda grubun en az gol yiyen takımlardan birisi olduğunu sevinçle gördüğümüz gibi, en az gol atan takımlardan birisi olduğunu da üzüntüyle görebiliyoruz. Zira, takım şuana kadar oynadığı 11 lig maçında sadece 12 gol atabilmiş. Takım, gruptaki 18 takımdan ‘en az gol atan’ 6 takım arasında yer alıyor. Oysa, grup lideri ve yukarıdaki takımlar attıkları gol sayılarını 34’lere kadar çıkarmış durumda. Bu durum Emrespor’un kalecisinin ve defansının iyi, ancak forvetinin kötü durumda olduğunu ortaya koyuyor. Diğer bir deyişle forvet gol atamıyor veya gol atmakta zorlanıyor. Onun için bu takıma mutlaka etkili bir ‘GOLCÜ’ye ihtiyaç vardır. Bu golcü ‘Gol Makinesi’ olarak takıma alınan ancak rakip ceza sahasında çok ağır kalan bir futbolcu ile çözülmez. Zaten çözülmeyeceği de oynanan maçlarda ortaya çıkmıştır.

Son olarak; Emrespor’un bu Pazar kendi saha ve seyircisi önünde oynayacağı Altınordu maçı geçen 2 haftada deplasmanlarda alınan 2 galibiyetle daha büyük önem taşır duruma gelmiştir. Bunu sadece takım için söylemiyrum. Taraftarlar için de durum böyledir. Daha önceki köşe yazılarımda ‘Taraftarlar ve sporseverler takımın aldığı galibiyetlerle maçlara gelir. Takım güzel sonuçlar alırsa tribünler dolar, kötü sonuçlar alırsa maça gelmez’ söylemi şuanda olumlu yönde ilerlemektedir. Yani takım güzel sonuçlar almaktadır. Bu durumda taraftarlara da Pazar günkü Altınordu maçında Stadyuma giderek, tribünleri doldurarak takımlarını desteklemek düşmektedir.

Altınordu, şuanda grupta ikinci sırada olabilir. Ama yenilmeyecek bir takım değildir. Emrespor’un daha iki hafta önce deplasmanda mağlup ettiği Oyak Renaultspor ile Pazartesi günü kendi saha ve seyircisi önünde oynadığı halde 0 – 0 berabere kalarak puan kaybeden Altınordu’yu Emrespor’un rahatlıkla yenebileceğine inanıyorum. Bu azmi ve coşkuyu da takımda görüyorum. Bu noktada Teknik Sorumlu Hakan Şimşek’in ‘Takım artık oturdu. Bundan sonra başarılı sonuçlar bizleri bekliyor’ söylemine katılıyorum.

Haydi Emrespor, Altınordu’yu dize getir, haydi Emrespor’un cefakar ve vefakar taraftarları ile Ispartalı tüm sporseverler sizlerde bu haftaki maçta tribünlerdeki yerlerinizi alın ve takımınıza vereceğiniz destekle onun galip gelmesini, hatta farklı galibiyet elde etmesini sağlayarak bu başarıya ortak olun.

Saygılarımla…

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere 5 yorum yapıldı.
    YAZARLAR