21 Eylül 2017 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
06 Aralık 2012 Perşembe 17:14

Yunus Özler Yazdı: İki Ayrı Emrespor...

ISPARTA Gazetesi Spor Müdürü Yunus Özler Yazdı: İki Ayrı Emrespor...
Yunus Özler Yazdı: İki Ayrı Emrespor...

 

Isparta’nın Spor Toto 3′üncü Lig 3′üncü Grup’ta mücadele eden  tek takıım olan Emrespor, önceki gün kendi saha ve seyircisi önünde Erzurum Büyükşehir Belediyespor’la karşılaştı. Ben bu maçta, Kırmızı – Beyazlı ekibin iki ayrı görüntüde olduğunu gördüm. Çünkü, maçın ilk yarısındaki Emrespor ile ikinci yarısındaki Emrespor arasında büyük fark vardı.

Zaten biz basın mensupları ve taraftarlar daha maç başlar başlamaz büyük şok yaşadık. Zira, maçın henüz 4. Dakikasında konuk ekip Erzurum Büyükşehir Belediyespor Samet’in golüyle 1- 0 öne geçti. Bu şok golde ceza sahası çaprazında olmasına rağmen düzgün bir şut çeken Samet topu Emrespor ağlarına gönderdi. Bu golde Emrespor defansının Samet’e şut çektirmemesi veya şut çekecek ortamı bulmasına izin vermemesi gerekirdi ama Samet bu ortamı buldu ve ol ile sonuçlanan şutu çekti. İkincisi ise, Kaleci Onur’un iyi yer tutamaması. Çünkü top arka direğe gitmesine rağmen Onur topu yakalayamadı. Bundan sonraki dakikalarda stadyumdaki herkes Emrespor’un toparlanarak rakip kaleye gol için yüklenmesini beklerken Emrespor, oynadığı etkisiz futbolla kalesinde pozisyon üstüne pozisyon gördü. Maçı yönetem Çanakkale Bölgesi Hakemi Ali Şansalan da ilk 20 dakikada verdiği ilginç kararlarla dikkatleri üstüne çekti. Ancak, daha sonra toparladı ve maçın sonuna kadar iyi bir  yönetim gösterdi. Sadece, çaldığı faul düdüğünden sonra faul atışının yapılacağı yer konusunda sık sık futbolcularla ayrı düştüğü ve bu konuda atağı kesme adına bile olsa faul atışlarını tekrarlattığı gözlerden kaçmadı.

Maçın ilk yarısı konuk takımın 1 – 0 üstünlüğüyle sona erdi. Emrespor, ikinci yarının ilk dakikalarında ilk yarıdaki Emrespor olmadığını gösterdi. Atak üstüne atak yapan ve özellikle rakip ceza sahası içinde topa basan, topu kaptırdıktan sonra bile bırakmayan ve tekrar almak için büyük mücadele veren bir Emrespor. Eğer, Emrespor Erzurum maçında ikinci yarıda ortaya koyduğu futbolu ilk yarıda da ortaya koyabilseydi sahadan rahatlıkla galibiyetle ayırlabilirdi. Kaldı ki, Emrespor ikinci yarıda oynadığı güzel futbolun semeresini de 77. dakikada gördü. Bu dakikada sağ tarafta kazanılan serbest vuruşu kullanan Sefa’nın atışında ceza sahasına gelen topa iyi yükselen Serhat güzel bir kafa vuruşu ile Erzurum kalecisi Lokman’ı avladı. Emrespor maçın sonuna kadar Alihan, Emrah ve Mustafa ile gol aradı ama bu isteğine ulaşamadı. Maçın 55. Dakikasında Emrah Sansar’ın sağ taraftan ceza sahasına yaptığı ortada topu kafa şutuyla kaleye gönderen Sefa’nın ağlara giden şutunu kaleci son anda çelerek mutlak bir golü önledi. Eğer, bu pozisyon gol olsaydı, Emrespor’un maçı kazanması içten bile olmayacaktı.

Maçın kalan dakikalarında da girilen gol pozisyonları sonuçsuz kaldı. Kırmızı – Siyahlı ekip bu konuda büyük bir istek içinde olmasına rağmen istediği gole bir türlü ulaşamadı ve maç karşılıklı atılan gollerle sona erdi.

Bundan önceki yazılarımda defalarca yazdığım gibi takımın ‘şut atma’ konusundaki sıkıntısı tüm hızıyla sürüyor. Takım bir türlü şut atma alışkanlığına kavuşamadı. Maç boyunca kaleye üç şut atıldı. Bunlardan Mustafa’nın şutu çok az farkla üstten auta çıkarken, Emrah’ın şutu ise kalecide kaldı. Bence, takımdaki gol kısırlığı bu şut atamamaktan kaynaklanıyor.

Bu beraberlikle Emrespor 16 olan puanını 17’ye çıkardı. Ancak, bu o kadar iyi bir durum değil. Çünkü, iki hafta üst üste alınan mağlubiyetin ardından önceki günkü berabelikle kaybedilen 7 puan ve alttaki takımlarla üstteki takımların sürekli maçları kazanması nedeniyle Emrespor’un üstekilerle puan farkı iyice açılırken, alttaki takımlarla ile ise kapanıyor. Grupta sondan üçüncü sıradaki takımla Emrespor arasıda sadece 7 puan kaldı. Bu demek oluyorki iki mağlubiyet ve bir beraberlikle takım bir anda kendisini düşme potasında bulabilir. Yani, Emrespor için tehlike çanları şuanda güçlü olmasa da yavaş yavaş çalmaya başladığını söyleyebiliriz.

Bir önceki yazımda Emrespor’un maddi açıdan da iyi durumda olmadığını ve işlerin iyice kötüye gittiğini belirtmiştim. Bu durum geçtiğimiz hafta içi Emresporlu bazı kişilerle yaptığım görüşmelerde tamamen doğrulandı. İşte bu noktada Emrespor’u maddi ve manevi yönden rahatlanacak mutlaka güçlü bir yönetime ihtiyaç var.

Sporseverlerin de yakından takip ettiği gibi; Son iki haftadır bu konuda Isparta’da bir gelişme yaşanıyor. Beşiktaş’ın ve Milli Takımın eski Futbolcularından Oktay Derelioğlu, takımı almak için girişimlerde bulunuyor. Emrespor’un deplasmanda oynadığı Darıcı Gençlerbirliği maçını  izleyen Oktay, önceki gün de Emrespor’un kendi saha ve seyircisi önünde oynadığı Erzurum Büyükşehir Belediyespor maçını izlemek üzere Isparta’ya geldi.

Söz konusu maçı Şeref Tribününde izleyen Oktay Derelioğlu ile maçın devre arasında görüşme imkanı buldum. Kendisine hedefini ve ne yapmak istediğini sordum. Kendisi de, Emrespor’u almak istediğini belirterek; “Benim hedefim büyük. Hedefim 5 yılda şuanda 3. Ligde oynayan Emrespor’u Süper Lige çıkarmaktır. Bunu da başaracağıma inanıyorum. Ancak, bu tek başıma olacak iş değildir. Bu konuda Isparta Valiliği ve  Isparta Belediyesi başta olmak üzere tüm Isparta halkı ile topyekün birliktelik sağlamamız lazım. Bunu başarırsak şampiyonluklar da gelecektir. Ben laf olsun diye bu işe talip değilim. Ben gerek Teknik Direktörlük açısından gerekse yönetim açısından profesyonel bir kişiyim. Eğer, takımı alırsam İstanbul’dan profesyonel yöneticiler getireceğim. Her işimiz teknik ve taktik olacak. Amatörce bir işimiz yok. Çünkü, bu iş parayla olacak iş. Bu nedenle takıma güçlü bir sponsor bulacağız. Örneğin şuanda bir çok süper lig ve Bank Asya Liglerindeki takımlarda olduğu gibi Emrespor’un önüne ‘Medikal Park’ ismi gelecek. Gerekli kişilerle görüşeceğim. Benim de kendime göre destek sağlayacağım yerler var. Ben hedefin olduğu yerde olurum. Ben, bir yere geldiğim zaman orada başarı olmalı. Başarının olmadığı yerde ben olmam. Şuanda Emrespor için çok güzel projelerim var. Eğer bu iş olursa bu projelerimi bir bir hayata geçireceğim. Başarı gelince de şehirle bütünleşme kendiliğinden gelecektir diye düşünüyorum. Biraz önce de söylediğim gibi biz profesyoneliz ve burada da profesyonelliğin gerektirdiği her şeyi yapacağız” dedi.

Bende kendisine söylediklerinin çok güzel şeyler olduğunu ve her Ispartalı’nın Emrespor’u Süper ligde görmek isteyeceğini belirterek; “Ancak bizim şehirde bir alışkanlık vardır. Ispartalı sporseverler şehrin takımını izlemek için o takımın durumuna bakarlar. Eğer takım mağlubiyetler alıyorsa maçlara gelmez ve tribünler boş kalır. Ama galibiyetler alıyorsa her alınan galibiyette tribünler biraz daha fazla dolar. Kısacası, ne kadar başarı o kadar tribünlerin dolmasıdır. Bu durum yıllarca yani hemen hemen her sezonda örnekleriyle kanıtlanmıştır” dedim. Oktay Derelioğlu da tribünlere bakarak; “Zaten şuanda takıma fazla destek göremiyorum ben. Baksanıza tribünlerde 3 bin kişi ne var ne yok. Maça gelen taraftar ve sporseverlerin sayısını 10 binlere çıkarmalıyız. Bu stadın tribünleri tıklım tıklım dolmalı. İşte o zaman maça gelenler de maçı oynayanlarda, yöneticiler de bu işten büyük haz alır ve şehirde mükemmel bir hava yakalanır” dedi. Bu konuyu şu sözlerle bitirmek istiyorum. Geçen hafta da yazdığım gibi, Emrespor’u Beşiktaş’ın eski Futbolcusu Oktay Derelioğlu’nun alması Emrespor için iyi ve hayırlı olacaksa bu duruma olumlu bakarım. Ama hayırsız olacaksa olumsuz barakım. Şimdilik gelişmeleri izliyor ve sadece ‘Haydi hayırlısı…’ diyorum.

Son olarak; Emrespor’un Teknik Sorumlusu Hakan Şimşek’e Darıca Gençlerbirliği maçında yapılanları şiddetle kınadığımı belirtmek istiyorum. Futbolcusunun kırmızı kart görmesini engellemek için sahaya girmek zorunda kalan ve Darıca teknik sorumlusu Mehmet Kaya’nın küfürlerine maruz kalan ve üstüne üstlük bir de yedek kulübesi hak mahrumiyeti cezası verilen ve bu nedenle önceki gün Isparta’da oynanan Erzurum Büyükşehir Belediyespor maçını tribünden takip etmek zorunda kalan Hakan Şimşek’e geçmiş olsun dileklerimi iletiyor ve bir daha böyle haksızlıklara maruz kalmamasını diliyorum.

Saygılarımla…

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere 3 yorum yapıldı.
    YAZARLAR