23 Eylül 2017 Cumartesi

Nagihan ÇELİK / Ajans32

Zemin Kaygan, Düşman Oynak...

14 Mayıs 2015 Perşembe 15:40

Zemin Kaygan, Düşman Oynak

 

Moskof Aziziye ye girdiğinde, yirmi yaşlarında taze gelindi, NENE HATUN. Üç aylık bebeğini emziriyordu. Hiç tereddüt etmedi, düşünmedi, ölçüp tartmadı. Bebeğini besmele çekip beşiğine yatırdı, Allaha emanet edip, satırı eline aldı, ALLAHU EKBER diyerek düşmanın üzerine yürüdü, tüm Aziziye'liler gibi korkusuzca. Türk kadınının cesaret ve yüreklilik sembolü oldu.

       Şerife Bacı da hiç tereddüt etmeden cephane taşıyanlar arasına katıldı, onunda bebesi kundaktaydı. Mermilerin arasına yatırdı bebesini üzerine battaniye örttü. Ne mermilerden bebesini ayırt etti, ne bebesinden mermileri. Emanetleri yerine ulaştırdığında, emanet canını da Mevla’ya ulaştırmıştı. Yine şerefle yazıldı adı, tarihimize...

       Sümeyra (Radıyallahü Anhüme) ilk Müslüman şehit kadın. İmanından vazgeçmedi. Kararı belli, kararlılığı belliydi. İnandı, vazgeçmedi, şehitlik gibi kutlu bir yolculukla ulaştı Rabbine.

       Üç kıymetli hanım, üç aziz tavır. Şanslıydılar çok, nasipliydiler. Tereddüt etmediler yüreklerinin gücü ile ancak şansları, yürekleri değildi. Şanslı olmaları, net bir düşmanın olmasıydı. Senin yüreğinden önemlidir, düşmanın mertliği, dürüstlüğü. Şimdi doğrularına sıkı sıkıya bağlı nice yürek, doğrularına sinsice sokulan bozuk niyet ve fiillerin tasallutunda. Renk değiştiriyor düşman. Bukalemun gibi bayrak değiştiriyor. Tavır değiştiriyor, kıvrak bir dansçı gibi yakalayamıyorsun. Bu gün uzak dur diyor ruhun, spamlıyor beynin ertesi gün, kayıtta olmuyor, kaymış başka pencerelerden sunuyor kendini düşman.

       Satırı eline alan Nene Hatun şimdi olsa, yazacak satırı zor bulurdu. Zemin kaygan, düşman oynak. Ciğerine dokunuyor insanın. Kalleşlik hiç bir dönem, hiç bir zaman diliminde bu kadar revaçta olmamıştır. Genel davranış biçimi oldu, kabul de gördü. Ne kadar ustaca yaparsan o kadar makbul oldu. Kalleşsen güçlüsün, sevilirsin, kazanırsın. Dilimi bozdurma ALLAHIM, Dil’im (kalbim) bozulur sonra, sen koru bozulmaktan.

       Sokaklar rengârenk, sesli, marşlı, müzikli. Vaatler ümit veriyor. Birilerinin ben hizmet edeceğim diye çırpınması güzel. Doğrular için buradayım diyenlerin olması keyif veriyor. ( gülen yüz yapmak istiyorum buraya) Az kaldı, akıllara giren ve akılları çelen belli olacak. Halk samimiyetle gidecek sandığa ve diyecek ki, "artık sen sus, sen konuş ". E inşallah şer eller, hile hurda karıştırmazsa, niyetler kadar net olacak sonuçlar. Fakat acı gerçek burada sızlatıyor içimizi, şer rahat durmaz. 

      Onun inancı yoktur, doğrusu olmadığı için. O kazanmak için her yol mubah diye inanır, her taraftan her yolu kullanır. Mert değildir, kalleşçe her hileyi yapar. Efendimiz,(sav) "hile yapan zahmetli ölür" buyurmuştu, umursamaz başını kaldırır, mahşerde dibine kadar eğeceği başını ve gider burnunun dikine. İşte tam burada canı gönülden diyorum, iyi ki CEHENNEM var. Bunca edepsiz, bunca kalleş, bunca doymaz, aymaz, şerefsiz nereye sığacak, nerede ağırlanacaktı ebedi alemde. Burada hadi küçücük dünya, sıkışa sürtüne yaşıyorlar aramızda ama en azından ebedi alemde iyi bir ayıklanacak eğri ile doğru yürekler.

       Herkes elini vicdanına koysun veya vicdanı, eline el koysun, sandıktan şeref çıksın, edep çıksın, aziz TÜRK milleti için temiz insanlar çıksın.

       Bayrağına çiçek döşeyip, içindeki çıyanları saklayanlara fırsat verme ALLAHIM. Hedefi huzuru bozmak, birlik ve beraberliği dağıtmak olanları, sen dağıt ALLAHIM. Her şeyi duaya havale edip yatmaktan, aval aval olanları izleyip sessiz kalmaktan da bizleri koru ALLAHIM. Şerife Bacı gücü, Nene Hatun cesareti, Sümeyra (Radıyallahü Anhüme) imanı nasip eyle.

       Vatanım, milletim, huzur ve selametimiz için uykusuz geceler, gayretli, basiretli saatler hepimize... 

 

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR