23 Eylül 2017 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
24 Şubat 2014 Pazartesi 09:34

Zeybekler Av Market Müşterileriyle Buluştu

Bazılarınız avcıların doğaya zarar verdiğini, doğal hayatın dengelerini bozduğunu düşünmüşsünüzdür. Oysa avcı demek doğayı koruyan, doğaya karşı duyarlılık besleyen demektir.
Zeybekler Av Market Müşterileriyle Buluştu

İstiklal Mahallesi 101 caddede yürürken hemen dikkatinizi çekecek Zeybekler Av Market… Geniş iç mekanı, farklı konsepti ve binlerce ürün çeşitliliği ile hemen av meraklarının dikkatini çekecektir.

1 AYDA 4 BİN ZİYARETCİ
Müşterileriyle buluşalı henüz 1 ay kadar olmasına rağmen 4 bine yakın ziyaretçiyi ağırlamış Zeybekler Av Market. Isparta’da AVM modelinde av market olarak bir ilke imza atan Zeybekler Av Market’in işletmecisi İsmail Ceylan Zeybek sektörün bilinmeyenlerini Ajans32’ye anlattı.
Zeybek, Isparta’nın avcılık anlamında önemli bir merkez olduğunu ancak, kentte av malzemeleri konusunda çeşitliliğin yeterli olmadığını yine av meraklılarından öğrenmiş.

ISPARTA’NIN BU YATIRIMA İHTİYACI VARDI
İşletme sahibi Zeybek, “Isparta’nın böyle bir av markete ihtiyacı vardı. Bu ihtiyacı biz Zeybekler Av Market’i açtıktan sonra daha iyi anladık. Müşterilerimiz bunu bize gerçekten hissettirdi. Bir ayda 4 bini bulan ziyaretçimiz bize bu anlamda referans oldu” ifadelerini kullandı. Yaklaşık 350 bin TL’lik bir yatırım Ispartalılarla Zeybekler Av Market’i buluşturmuş.

AVCILIĞA DAİR HERŞEY
Zeybekler Av Market, av konfeksiyonu, kamp malzemeleri, tüfek çeşitleri, çakı-bıçak çeşitleri, kuru sıkı tabanca çeşitleri ve balıkçılık ürünleri ile çok geniş bir ürün yelpazesini bünyesinde barındırıyor. Geniş iç mekan sayesinde de aradığınız, ihtiyacınız olan her şey elinizin altında oluyor.

HER BÜTÇEYE UYGUN ÜRÜN VAR
Ürünlerde çeşit yelpazesinin yanı sıra farklı fiyat seçenekleri de dikkat çekiyor. Mesela 600 TL’ye de bir av tüfeği alabilirsiniz Ceylan Av Markette 3 bin TL’ye de… Her bütçeye göre ürün bulmak mümkün.

TÜFEĞİ ALIP DAĞA ÇIKMAKLA OLMUYOR
Bu arada avcılığa yeni merak saranlara da hemen hatırlatalım. Avcılık öyle tüfeği alıp hemen dağa çıkmakla olmuyor. Önce Orman Müdürlüğü’ne başvuracak avcı olmak isteyen. Ardından Orman Müdürlüğü tarafından açılan kurslara katılacak. Burada silah bilgisi, doğa bilgisi, arama kurtarma bilgisi gibi birçok konuda eğitim alacak. Göç zamanları, üreme dönemi gibi bilgileri de bu kurslarda edinecek ki, yanlış dönemlerde yanlış ava çıkmasın.

RUHSATSIZ OLMAZ!
Sonra elbette bir tüfeğe ihtiyacı olacak av meraklısının. Cebine parasını alıp av markete gelse de alamayacak tüfeği. Önce Emniyet Müdürlüğü’ne gidecek, Tüfek Satın alabilir Belgesi alacak. Ruhsat başvurusu yapacak. O belge ile birlikte av marketten bütçesine göre beğendiği bir tüfekle avcılığa ilk adımı atmaya hazır olacak.

Bu konuda Isparta’da da faaliyet gösteren Avcı Kulüleri var. Bu kulüpler de av meraklarına bir çok konuda yardım ediyor.

AVCILIK ARTIK İLKEL DEĞİL
İşletme sahibi İsmail Ceyhan Zeybek’le sohbet ederken işletme çalışanlarından 30 yılı avcılığa adamış Hüsnü Dilmen’e kulak veriyoruz.
“Avcılık artık eskisi gibi ilkel değil. Eğitimleri var, sertifikaları var. Artık değişti” diyor. 30 yıllık tecrübeyi karşımızda görünce sohbete dalıyoruz hemen;

BİR AVCI FELSEFESİ: EKMEDEN BİÇEMEZSİN
‘Avcılık bazılarına göre vahşice geliyor. Doğaya zarar vermek gibi, doğal hayatın dengelerini bozmak gibi bir durum algılanıyor. Nedir bu işin özü?” diye soruyoruz Hüsnü Dilmen’e; Cevap ise çok etkileyici; “Bugün avcı canlıyı tüketen değil, koruyan kollayan konumundadır. Avcı demek çevre duyarlılığı demektir. Avcının av üretmesi lazım çünkü. Ekmeden biçemezsin denir bizde; Bu gerçekten bir avcı felsefesidir. Doğayı koruyacaksın ki, doğadan bir şeyler alabilirsin”

DOĞAYA KİM ZARAR VERİYOR?
“Bir de şöyle düşünün” diyor 30 yıllık avcı Hüsnü Dilmen, “Doğaya bir avcımı zarar verebilir, yoksa mermer ocakları mı?” işte bu soruya cevap vermek lazım. Burada elbette mermer ocaklarını suçlamıyorum. Onların da ekonomiye önemli katkıları var. Ama çevre duyarlığı ile avcılığı karşı karşıya getirmekte hakkaniyetli bir durum olmasa gerek”
Yine Hüsnü Dilmen’den öğreniyoruz; avcılar zaman zaman aralarında topladıkları paralarla keklik, sülün alıp doğaya salıyorlar.

KAPALI AV ZAMANINDA ÖZEL AVLAK ALANLARI
Avın da zamanları var. Kapalı olduğu dönemlerde de Bozanönü Tren İstasyonu’nun olduğu bölgede özel avlak alanında avlanabiliyor avcılar. Hatta ailesiyle birlikte gidip, çiftlik havasında keyifli vakit geçirenler de var. Şubat sonundan Ağustos’a kadar özel avlak alanlarını tercih ediyorlar.

KENT EKONOMİSİNE DE KATKISI VAR
Avcılığın kent ekonomisi açısından da önemli olduğunu öğrenince şaşırmadık değil. Romanya, Lübnan, Almanya… gibi ülkelerden yaban domuzu avı için çok sayıda yabancı turist Isparta’ya geliyor. Bunun da kent ekonomisine ciddi bir katkısı var.

AVCI YALANININ KİME NE ZARARI VAR
Avcılarla ilgili sık sık söylenen ‘İyi atarlar’ algısını da yine 30 yıllık avcı Hüsnü Dilmen’e soruyoruz… Cevap yine bilgece; “Atmadan vurulmaz…” ve ekliyor; avcı yalanının kime ne zararı ver ki?
Sahi haksız mı Hüsnü usta… Onca büyük yalanın içinde avcı yalanının kime ne zararı var ki…

























       
        

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR