21 Eylül 2017 Perşembe

Kadir YAVUZ / Ajans32

Ziyaretler, Konferanslar, Konvoylar…

04 Mayıs 2015 Pazartesi 16:30

“Suya sormuşlar, seni kaybedersek nasıl bulacağız?

-Eğer bir şırıltı duyarsanız, ben ordayım demiş.

Ateşe sormuşlar, seni nasıl bulacağız?

-Eğer bir yerde duman görürseniz, işte ben ordayım demiş.

Sıra ahlâka gelmiş, aynı soruyu ona da sormuşlar, ahlâk cevap vermiş:

-Beni kaybederseniz, asla bulamazsınız.”

 

Ziyaretler, Konferanslar, Konvoylar…

01 Mayıs 2015

Ben, beni takip edemiyorum. Hiç, bu yıl ki kadar sosyal faaliyetler içinde olmamıştım. Biraz da, meslektaşım M. Ali Çelik’ten kaynaklanan bir kazanç diyebilirim. Açıkçası itiraf etmem gerekirse, ben onun kadar hızlı değilim. Onun hızına yetişemiyorum.

Bir yandan ziyaretlere, bir yandan konferanslara, bir yandan davet edildiğim düğünlere ve siyasi faaliyetlere katılmamın sebebi; ulaşamadığım yerlere, uzaklara, gücüm yettiğince bazı insanlara ulaşmak. M. Ali’nin ifadesiyle ‘düşük vitesle’ de olsa, bir şeyler yapmaya çalışıyorum.

Zamanı geçmesine rağmen olayların hızlı gelişmesinden midir; bizim faaliyetlerimizin yanında, ziyaretleri ihmal etmeyişimden midir, her ne derseniz deyin bunun adına, bir gayret var ki, sormayın? Oysa geçmişte, ziyaretlerimde de gecikmiş olduğum çoktur.

Tabii bütün bunları yaparken kendi çalışmalarımı da ihmal etmiyorum. Bir yandan ziyaretlerine gittiğim veya konferansını takip ettiğim birine en son çıkan kitabımı hediye ediyorum. Mesela, kim gelmişti en son Öğretmenevi Konferans Salonundaki konuşmacı kimdi? Abdurrahman Dilipak. IHH Isparta Temsilciliğinin hazırladığı ve sunduğu konferansa İmam Hatip öğrencileri katılmıştı. Protokolde, hemen yanındaki koltuğa oturduk. Kim gelirse gelsin, eğer gidiyorsam yanımda imzalayıp hazırladığım bir kitabımı hediye ederim. Tanıştım, hediyesini verdim, konferansını dinledim. Sonunda öğrencilere kitap satışı yapıldı. Ben, hep söylüyorum yani ben kendi kitabımı hediye ederken o da bir kitabını size hediye etse, ne olur, diye düşünüyorum. Kimseyi kırmak değil maksadım… Kimseye söylediğim yok zaten! Kendi içimden düşünüyorum.

SDÜ’ye gittik. Yeni göreve atanan üniversitenin Genel Sekreteri Hikmet Şahin’i ziyaret ettik. Rektörlük seçimlerinin yaklaştığı günlerdi, kendisini ziyarete gittiğimiz gün. Onu da, söyleyeyim; ziyaretlerim sırasında, kitap hediyemi hiç ihmal etmiyorum. Kitaplarıma baktı, beni tebrik etti ve ilk fırsatta okuyacaklarını söylediler. Bir hayli sohbet ettik. Ben rektörlük seçimleriyle ilgili sessiz kaldım, sessizce izledim, söylenenleri dinledim. Sorulduysa da, siyaseti sevmediğimi, pek ilgilenmediğimi, o nedenle o konuyla ilgili bilgili olmadığımı söyledim. Hikmet Şahin, tecrübeli, dinamik, donanımlı bir kişi! Nerede, ne konuşacağını bilen biri! SDÜ’ye gelişi, büyük bir şans! Birikimlerini üniversiteye katar, inşallah! Çok şeyler anlattı. Hepsi birbirinden anlamlı ve güzeldi. Uzun zaman, kendisinin tecrübelerinden umut ediyorum ki faydalanılır. Ve Isparta’da kalır, diye düşünüyorum.

Bakın unutuyordum nerdeyse? Geçenlerde, Gelendost ilçesinde, Belediye Başkanı Mehmet Sezgin’in makamında oturuyoruz. İçeriye iki kişi girdi. İkisinden birini, boyundan posundan, karışık ve dikey duran saçlarından, bir yerden tanıyorum ama kim, diyorum. Tiyatrocuyum, dedi. Yine hatırlayamadım. Afiş uzattı başkana! Bir iki şey söyledi, Yalvaç’a nasıl gideceğini sordu, gittiler. Onların ardından biz de Yalvaç’a gittik. Bir baktım, başkanın odasından çıkmışlar, gidiyorlar. Dur hele! Seni önce tanıyamamıştım ama yolda buraya gelirken buldum, 80’ler dizisindeki Almancısın, dedim. Doğru, dedi. Nokta Tiyatrolarının Sahibiyim. İlçelere turneye çıkmışlar. Hemen oracıkta kendisine bir kitap imzaladım, verdim. Ben de, size bir kitabımı hediye edeyim, dedi. İşte bu! İlk defa yaşıyorum, böylesini! Eksiklerini söyleyeceğim ama doğrusunu da söylemek gerekir elbette!

Ancak Abdullah Şahin ‘Evet’ bir Komedi Ustası ama kitaptaki yazılar komediyi aşıyor, ahlaki değerleri sarsıyor, okurken utandım. Ne yazık ki, dedim içimden; bu tür şeylere daha çok değer veriliyor. Gençlere belki de, kitapta yazdıklarını sahnede sergiliyor, anlatıyor ve maalesef dinleyen gençlik bunlara gülüyor… Gülmekten kırılıyorlar.

Benim kitaplara yayınevleri itibar etmiyor. Sayısı mahdut, yani az olan okuyucumuz maalesef üstüne üstük yozlaştırılmış, kültürel ve ahlaki bozukluğa uğramış; zaten o gençlikte itibar etmiyor. Denemeye rağbet yok! Ben değil sadece, benim gibi nice denemecilerin kitapları, kütüphanelerin tozlu rafları arasında ödev için filan bazen alınmayı, okunmayı bekliyorlar. Nurullah Ataç’lar, Cemil Meriç’ler(En fazla okunanı da olsa… Eh işte!), Suut Kemal Yetkin’ler, Mehmet Kaplan’lar, Bacon’lar, Andre Gide’ler… Alınmayı, okunmayı bekliyorlar.

Yazarları yine o tozlu raflarda bırakalım. Genel seçimlere az kala biraz da siyaset anlamında yaptığımız faaliyetleri yazayım.

Gençlik dönemi sonrası yaklaşık 40 yıldır yapmadığım bir şeyi yaptım. Konvoylara katıldım. Birincisi, Isparta AKP milletvekili adayı Recep Özel’in konvoyuna; ikincisi de, yine AKP Burdur milletvekili adayı Reşat Petek’in şehir içi konvoyuna katıldım. Soyadı gibi özel bir vekilimiz olan Recep Özel Bey’e ve aynı zamanda çok eski bir arkadaşımız, Burdurlu iyi bir hukukçu Reşat Petek Bey’e olan sempatimden her iki katılıma girişimim! Her ikisinin de seçileceğini ümit ediyor, şimdiden seçim sonrası çalışmalarında başarılar diliyorum.

İşte böyle bir çalışma atmosferinin içindeyim. Belki çalışmalarımdan bazılarını atlamış olabilirim de! Çünkü bunca faaliyetin arasında, yayımlanan eserlerimden 13.’sü olan “İnsan Ne İçin Yaşar” kitabımın çalışmalarıyla da uğraştığımı söyleyeyim.

Allah(c.c.) dürüstçe çalışan herkesin yâr ve yardımcısı olsun.

Tam noktayı koymuştum ki; Final Dershanesinde çalışan Halkla İlişkiler Müdiresi Gamze Gezgiç’in Doğa Koleji’ne geçtikten sonraki, onu tebrik etmeye gittiğimi neredeyse unutuyordum.

Bazı ziyaretlerimi de geçiyorum. Bazıları da, özel yazı yazmayı gerektirdiğinden onu beklemeye alıyorum.

Bugün akşam Barida Oteli’nde katıldığım bir programın detaylarını bir başka yazımda sizlerle paylaşacağım. Uzun uzadıya anlatmam gerekecek çok şeyler var.

Görüşmek üzere…

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR