26 Eylül 2017 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
26 Aralık 2012 Çarşamba 10:33

Öğrenciler Senatoya Tepki Gösterdi

ODTÜ’de Göktürk-2 uydusunun fırlatılması törenlerinde çıkan olaylar Isparta’da da SDÜ ile bazı öğrenci gruplarını karşı karşıya getirdi.
Öğrenciler Senatoya Tepki Gösterdi

SDÜ senatosu ODTÜ’de yaşanan olaylardan öğrencileri sorumlu tutunca, bazı öğrenci grupları da SDÜ senatosunu hedef aldı.

SDÜ Senatosu, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde yaşanan olayları kınadı. Oy birliği ile alınan Senato kararında, bu eylemleri kurgulayanların amaçlarına ulaşamayacaklarının altı çizildi.

TGB ve Öğrenci Kolektifleri de SDÜ Senatosunun kınama kararına tepki gösterdi. TGB, “Öğrencilerin düşünce, ifade ve protesto özgürlükleri de üniversite ortamının ayrılmaz bir parçasıdır” dedi.

Öğrenci Kolektifleri ise yaptığı yazılı açıklamada, Rektör İbicioğlu’ndan randevu talep ederek, ‘ilk müdahaleyi kimin yaptığını video kayıtlarından kendisine izletmek istiyoruz” dedi.

Süleyman Demirel Üniversitesi Senatosu Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde yaşanan olayları kınadı.



AMAÇLARINA ULAŞAMAYACAKLAR
SDÜ Senatosunun bildirisi şöyle: “Bizler, Süleyman Demirel Üniversitesi Senatosu olarak, 18 Aralık 2012 tarihinde Sayın Başbakanımızın ve devletimizin üst düzey temsilcilerinin ODTÜ’ deki bir törene gelişi esnasında ortaya çıkan çirkin eylem ve saldırıları kınıyoruz. Bu olaylarda üniversite öğrencilerinin içine girdiği şiddet eğilimleri ve saldırgan tutum; bütün toplum gibi bizleri de derin endişeye sevketmiştir. Üniversite öğrencilerinin ellerine yakışanın taşlar, sopalar ve molotof kokteyller değil; kitaplar, defterler ve bilgisayarlar olduğuna inanıyoruz. Bu gibi görünüşte masum olarak başlayan ama gerçekte ülkemizin huzurunu, gelişmesini ve istikrarını hedef almış çirkin, kötü niyetli ve provokatif olayların 1980 öncesi dönemde toplumumuza ne tür acılar yaşattığı hala hafızalardadır. Tamamen şiddete dayalı bu eylemler demokrasi ilkeleriyle ve demokratik protesto hakkını kullanma anlayışıyla izah edilemez. Daha da üzücü olan, bu eylemlerin Türkiye’nin gururu olan çok önemli bilimsel ve teknik projelerin açılışı öncesinde gerçekleşmesi ve bazı akademik çevrelerden de destek görmesidir. Üniversitelerden beklenen, kamuoyu vicdanında hiç bir karşılığı olmayan bu türden şiddete dayalı ve kurgulu siyasal eylemlerin yanında saf tutmak değil, her türlü bilimsel ve teknik gelişmeye koşulsuz destek olmaktır. Unutulmamalıdır ki orada Sayın Başbakanımıza ve emniyet güçlerimize yönelmiş olan şiddet ve tehdit aslında Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef almıştır. Bunlarla birlikte bu eylemleri kurgulayanların asla emellerine ulaşamayacaklarına olan inancımız tamdır. Saygılarımızla”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı Göktürk-2 Uydusu’nu fırlatma töreni öncesinde ODTÜ’de öğrencilerle polis arasında çatışmalar çıkmıştı.
Konuyla İlgili Türkiye Gençlik Birliği ve Öğrenci Kolektiflerinden de açıklama geldi.



İKTİDARA HOŞ GÖRÜNME ÇABASI
TGB ve Öğrenci Kolektifleri de SDÜ yönetimini hükümete hoş görünmek amacıyla öğrencilerin haklarını yok saydığını ileri sürdü.
TGB Isparta Şube Başkanı Ali Ufuk Özalp yaptığı açıklamada “Üniversitenin özgürlüğü sadece öğretim elemanlarının araştırma ve ifade özgürlüğünden ibaret değildir. Öğrencilerin düşünce, ifade ve protesto özgürlükleri de üniversite ortamının ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye’de son yıllarda öğrenciler üzerinde artan baskılara sessiz kalan, akademik özgürlüklere yapılan müdahaleler karşısında susan üniversite yönetimlerinin, iktidarı elinde tutanlara hoş görünmek maksadıyla yaptıkları açıklama, akademi tarihine kara bir leke olarak düşecektir. Üniversiteler, iktidarların böbürleneceği projeler üreten, şirketlerin taşeronu gibi çalışan, kâr hedefine odaklanan imalathaneler değildir. Akademinin vazgeçilmez görevlerinden biri de, hiçbir baskı altında kalmadan, toplum ve iktidarı sorgulamak, bunlar hakkında bilimsel ve eleştirel görüşlerini dile getirmektir. Üniversiteler, güçlünün karşısına bilgi, bilim ve özgürlükçü düşünce ile çıkabilmelidir. Araştırma alanı fark etmeksizin akademik özgürlükler bir bütündür. Akademik özgürlüklere saygı gösterilmeyen kurumlarda, nasıl kullanılacağı ve neye hizmet edeceği sorgulanmaksızın üretilen bilginin, toplumlar üzerinde yıkıcı etkileri olabileceğini tarih bizlere birçok defa göstermiştir” denildi.



KINANMASI GEREKEN ÖĞRENCİLER DEĞİL MÜDAHALE EDENLER
SDÜ Öğrenci Kolektifleri’nden yapılan açıklamada ise, kınanması gerekenin öğrenciler değil, öğrencilere müdahale eden güvenlik güçleri olması gerekitği ifade edildi. Öğrenci Kolektiflerinden Erhan Gündüz, “Ne yazık ki üniversite kamuoyu yandaş üniversite olmanın izlerini içeren bir açıklamayla karşı karşıya kaldı bir kez daha. ODTÜ direnişiyle ilgili baştan sonra nefret içeren ve üniversitelileri hedef gösteren bir açıklama yapan senatonun kınaması gereken; demokratik hakkını kullanan üniversitelilere, üniversitelilerden herhangi bir saldırı söz konusu değilken saldıran polisler olmalıydı. Üniversitelileri darp eden polisler kınanmalıydı. Bir bilim yuvasına 105 koruma aracı, 20 zırhlı araç, 3600 tane güvenlik görevlisiyle çıkartma yapan iktidar sahipleri kınanmalıydı ancak her fırsatta öğrenci düşmanlığıyla tanıdığımız, geçtiğimiz dönemlerde üniversitelilere kolaylıkla uzaklaştırma cezaları veren SDÜ Senatosu üniversitelileri suçlayıp, kınadı. Aslında şaşırmıyoruz ama sormak istiyoruz. Bilimden yana olan ve bilimi savunan üniversiteliler mi suçlu? Sermayedarların yararına değil halk yararına üniversite isteyen üniversiteliler mi suçlu? İsrail’i savunmak için füze kalkanları kuran, Suriye halkına yönelik her fırsatta sözlü saldırılarda bulunanlara ve emperyalistlerin çıkarları doğrultusuna NATO ile birlikte ülkemize patriot sistemi kuranlara karşı olan üniversiteliler mi suçlu? Yeni YÖK Yasası kapsamında ticari değeri olmayan bölümlerin kapatılacak olmasına karşı gelmek midir yoksa suç olan? Eşit, parasız, bilimsel ve nitelikli eğitim isteyenler mi suçlu sormak istiyoruz” dedi.

AÇIKLAMA BAŞTAN SONA YALANLARLA DOLU
Gündüz, “ODTÜ direnişinde Öğrenci Kolektifleri üyesi Barış Barışık adlı arkadaşımız ağrı bir şekilde yaralandı. Hayati tehlikesi vardı. Bu senato kararıyla açıklanan kınama metni insanlık onuruna yakışmayan bir açıklamadır. Baştan sona yalanlarla dolu olan açıklamada öğrencilerin Molotof kokteyli kullandığı söylenmiş, eylemin bilimsel çalışmaya yönelik olduğu söylenmiş. Üniversiteliler eğitimi satanlara karşı yumruklarını havaya kaldırdılar ODTÜ’de. Bu kınama metnini imzalayanlar ise eğitimi satanların, bilimi sermayenin çıkarları doğrultusunda kullananların, üniversitelilerin haklı tepkisini karalamak isteyenlerin yanında saf tutanlardır” ifadelerini kullandı.

REKTÖRDEN RANDEVU İSTEDİLER
SDÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan İbicioğlu’na da çağrıda bulunan Gündüz, “Ajans32 aracılığıyla rektör Hasan İbicioğlu’na çağrı yapmak istiyorum. SDÜ Öğrenci Kolektif’i olarak kendisiyle bir görüşme yapmak istiyoruz ve bu görüşmede ODTÜ olaylarında polisin ilk önce saldırdığı video’yu birlikte izleyelim istiyoruz. O zaman yayınladıkları kınama metninin arkasında duracaklar mı durmayacaklar mı bilmek istiyoruz. Umarım rektör çağrımıza kulak asar diyoruz ve ODTÜ Direnişini Isparta’dan selamlıyoruz” dedi.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere 6 yorum yapıldı.
    YAZARLAR