20 Eylül 2017 Çarşamba

Bora TÜFEKLİ / Ajans32

Kadere Bak!

13 Ekim 2012 Cumartesi 15:45

Kadere Bak!

 

Türk siyasetinin en renkli simalarındandır Süleyman Demirel. O meşhur şapkasıyla Türk siyasetinin en tepelerine kaç kere geldi, kaç kere gitti.

 

Türk siyasetine damgasını vuran veciz sözleri, politik cevapları ile hep adından söz ettirdi.

Hemşerimiz olması nedeniyle mi bilemiyorum, ama Demirel’in siyasi üslubu çocukluğumdan bu yana dikkatimi çekmiştir. Siyasetle yakından ilgilenen bir ailede büyümenin de etkisi vardır elbette. Her neyse.

 

Son günlerde yoğun olarak nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin kapatılması tartışılıyor.

Kapatılacak belediyelerden birisi de Sayın Demirel’in memleketi İslamköy.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Isparta Mitinginde 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in yuhalanması bir hayli tartışılmıştı. İşte o konuyla ilgili ilginç bir detay dikkatimizden kaçmadı.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın mitinginde yuhalanan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’le AK Parti’nin yıldızı bir türlü barışmadı.

 

Ama nüfusu düşen belediyelerin kapatılması konusunda kader, AK Partili bir başkanla Demirel’i buluşturdu.

 

Demirel’in memleketi İslamköy’ün AK Parti’li belediye Başkanı Zekeriya Şataf, beldelerinin köy statüsüne düşmesinden duyduğu üzüntüyü DHA muhabirine anlatmış.

 

Başkan Şataf, “Burada 9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel yetişmiş. Kendisi 40 yıl boyunca memlekete hizmet etmiştir. Bu bakımdan bu beldenin ayrı bir önemi vardır. İslamköy nüfusu 1120. Yeni çıkacak yasayla belediye kapatılacak. Artık köy haline geleceği için doğru dürüst hizmet alamayacak" ifadeleriyle konuyla ilgili tepkisini dile getirmiş.

 

Kadere bak. Bir süre önce Başbakanın mitinginde yuhalanan Süleyman Demirel, şimdi Başbakanın partisinden bir belediye başkanı tarafından övgülere layık görülüyor.

 

Türk siyaseti Demirel’i ya anlamıyor, ya da geç anlıyor.

 

Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, İslamköy Demirel’in memleketi, o nedenle ayrıcalıklıdır falan demiyorum.

 

Birkaç yıl önce Tes-İş Sendikasında bir gençlik örgütünün düzenlediği 68 Kuşağı konulu bir konferansa katılmıştım. Konuşmacı, 1968 Gençlik Hareketi önderlerinden Kamil Dede’ydi.

 

Dede, konuşmasının bir bölümünde “Buradan Süleyman Demirel’i anmadan geçemeyeceğim. Biz öğrencilik yıllarımızda kendisine Morisson Süleyman derdik. ABD’den aldığı yardımlardan dolayı. Kendisi de bize haber gönderirdi. ‘Çocuklar böyle demesin’, diye. Ağırına giderdi. Gururuna yediremezdi. Biz demeye devam ettik tabi. Ama yıllar sonra baktık ki, şimdiki yöneticilerin ağırına gitmiyor bu ifadeler. Hatta kendileri gurur duyuyor. BOP Eşbaşkanıyız falan diyorlar” demişti.

 

1968 kuşağının gençlik önderi o yılları anlatırken, bugün Demirel’le birçok konuda aynı çizgideyiz imalarında da bulunuyordu.

 

Benzeri bir konuyu da şimdi CHP’den Milletvekili olan sanatçı Tolga Çandar anlatmıştı. SDÜ’nün akademik açılışı idi. Dönemin Rektörü bugün Tolga Çandar’la mesai arkadaşı olan CHP Milletvekili Metin Lütfi Baydar’dı.

 

Akademik açılışta Tolga Çandar sahneye çıktığında Süleyman Demirel’e takılmadan geçmedi. Dedi ki, “Biz öğrenciyken Sayın Demirel’i zaman zaman sert ifadelerle eleştiriyorduk. Bugünküleri görünce acaba kendisine haksızlık mı etmişiz demekten alamıyorum kendimi”

 

Kadere bak. Acaba, ileride Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’da çıkıp, “Ben zamanında Süleyman Demirel’i, onun memleketi Isparta’da bir mitingde yuhalatmıştım. Yanlış yapmışım” der mi? Ne dersiniz…

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR