Yıpranıyoruz vekilim…

Biz gazeteciler; işçinin, memurun, çiftçinin, esnafın, emeklinin, şiddet gören kadının, sokak hayvanın, öğrencinin, sağcının, solcunun, bil cümle milletin derdini, sorununu, talebini anlattık ama bir türlü kendi derdimizi anlatamadık…

Yeri geldi hak aramak için sokaklara dökülen işçiyle birlikte cop yedik, yeri geldi meydanları dolduran memurla ıslandık, yemekhane boykotu yapan öğrenciyle aç kaldık…

Yeri geldi kente yapılan yatırımları anlatan valiler, kaymakamlar, milletvekilleri ile en ücra köylere gittik, yeri geldi belediyenin yeni bir hizmetini sizlere aktarabilmek için mesai yaptık…

Kocaman bir ekip işi bizim ki; çekeni, yazanı, dizeni, basanı, dağıtanı…

Evine ekmek götürmek, çocuklarını ele güne muhtaç etmemek için çırpınan emekçilerin hikayesi aslında…

Peki, şimdi bunları neden konuşuyoruz… Çünkü, gazeteciler yıpranıyor… Yıpranıyor ama sesimizi duyan var mı bilmiyoruz…

Eğer, duyması gerekenler duymazsa, 14 Kasım’dan sonra basın emekçilerinin yıpranma hakları, zaten yıllar içerisinde kuşa da çevrildiği için kanatlanıp uçmuş olacak…

Evimize ekmek götüremiyoruz desek abartılı olur elbette ama yıprandığımızı görmezden gelenlerde en azından keyif çaylarını içerken gazetecilerin ‘İtibari Hizmet Hakkı’yla ilgili süreci bir gözden geçirsin…

Hemen anlatalım da keyif çaylarımız soğumasın;

Türkiye Gazeteciler Sendikası durumu şöyle özetliyor;

1977 yılında; gazetecilerin çalışma koşullarının ağırlığı, yıpratıcılığı ve matbaa çalışanlarının kimyasallara maruz kalmaları nedeniyle, 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na eklenen bir maddeyle gazetecilere ve matbaa çalışanlarına itibari hizmet hakkı tanındı.

Her yıl için sigortalılık süresine 90 gün eklenmesiyle tanınan bu hak, gazetecilerin ve matbaa çalışanlarının erken emekli olabilmesine olanak sağladı. Ancak en fazla 5 yıl erken emeklilik ile de sınırlandırıldı.

2008 yılında, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda yapılan düzenleme ile gazetecilerin ve matbaa çalışanlarının itibari hizmet zammından yararlanmasının önüne geçildi.

5 yıl süren mücadelenin ardından 2013 yılında; itibari hizmet zammı, “fiili hizmet süresi zammı” adı ile ve sadece gazetecileri kapsayacak şekilde geri getirildi.

506 Sayılı Kanun’da tanınan haklar budanarak geri getirilen “fiili hizmet süresi zammı” şu şekilde düzenlendi:
• 90 gün olan fiili hizmet süresi 75 güne indirildi
• 5 yıl olan erken emeklilik hakkı 3 yıla indirildi
• Emeklilik yaşından 5 yıl indirilirken, yeni düzenleme ile bu süre 1,5 yıla düşürüldü
• Fiili Hizmet Süresinden yararlanmak basın kartı taşıma şartına bağlandı

AYM’nin 2019 Kararı 2019 yılında ise, Anayasa Mahkemesi “fiili hizmet süresi” hakkından yararlanmanın, basın kartı taşıma zorunluluğuna bağlanması nedeniyle, düzenlemeyi iptal etti.

İptal gerekçesinde, “basın kartı verilecek kişilerin nitelikleri ve basın kartının verilmesine ilişkin şartlar yönünden bir kanuni düzenleme bulunmaksızın, bu şartların belirlenmesi keyfiyetinin Basın Kartı Yönetmeliği ile yürütme organına bırakılmış olmasından dolayı temel bir hak olan sosyal güvenlik hakkının ancak kanunla sınırlanabileceğine ilişkin Anayasa’nın 13. maddesinin ihlal edildiği” tespiti yapılarak, Anayasa Aykırılık kararı verildi.

Fiili hizmet süresi hakkından yararlanmak için basın kartı şartı taşıma zorunluğunun Anayasa’ya aykırı olduğu yönünde yapılan olumlu tespit, düzenlemenin “sadece basın kartı taşıma şartı yönünden değil” “bir bütün olarak” iptal edilmiş olması nedeniyle, bu hakkın tamamen kaybedilmesi ihtimalini de beraberinde getirdi.

Çünkü, Anayasa Mahkemesi iptal kararının “yeni bir düzenleme yapılabilmesi için” Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren 9 ay sonra yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır ve bu 9 aylık süre 14 Kasım 2020 tarihinde dolmaktadır.

14 Kasım 2020 tarihine kadar yeni bir kanuni düzenleme yapılmaması halinde; matbaa çalışanları için 2008 yılında kaldırılmış olan “itibari hizmet hakkı”, gazeteciler için de 15 Kasım 2020 tarihinde tamamen yürürlükten kalkmış olacak.

Şimdi, başta ilimiz milletvekilleri Süreyya Sadi Bilgiç, Recep Özel, Mehmet Uğur Gökgöz ve Aylin Cesur olmak üzere tüm milletvekillerinden bu sese kulak vermelerini bekliyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bora TÜFEKLİ Arşivi
SON YAZILAR