Venöz Ülseri Hafife Almayın

Venöz Ülseri Hafife Almayın: Sadece Yarayı Kapatmak Yeterli Değil

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Turhan Yavuz, venöz ülserlerin yalnızca cilt yüzeyindeki bir yara olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Bacaklarda özellikle ayak bileği çevresinde ortaya çıkan ve uzun süre iyileşmeyen yaralar, toplardamar dolaşımındaki bozukluğun habercisi olabilir.

Venöz ülserin en önemli nedeninin kronik venöz yetmezlik olduğunu belirten Prof. Dr. Yavuz, “Toplardamarlardaki kapaklar görevini yapamadığında kan bacaklarda birikir. Damar içindeki basınç zamanla yükselir; bacakta şişlik, kaşıntı, ciltte sertleşme ve kahverengi renk değişikliği ortaya çıkar. Hastalık ilerlediğinde özellikle ayak bileği çevresinde yara açılabilir” dedi.

Varislerin, daha önce geçirilmiş derin ven trombozunun, fazla kilonun, hareketsizliğin ve uzun süre ayakta kalmanın venöz ülser riskini artırdığını ifade eden Yavuz, ileri yaş ve gebeliğin de toplardamar dolaşımını olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.

“SADECE PANSUMAN YAPMAK YETERLİ DEĞİLDİR”

Venöz ülser tedavisinde yaranın altında yatan damar hastalığının mutlaka araştırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yavuz, şu açıklamada bulundu:

“Bu hastalarda yalnızca yaraya pansuman yapmak yeterli değildir. Yaranın neden oluştuğunu belirlemek ve toplardamarlardaki yüksek basıncı azaltmak gerekir. Damarların durumu Doppler ultrasonla ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir.”

Atardamar dolaşımının uygun olduğu hastalarda kompresyon tedavisinin iyileşmenin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Yavuz; düzenli yara bakımı, yürüyüş, kilo kontrolü ve dinlenirken bacakların kalp seviyesinin üzerine kaldırılmasının da tedaviye katkı sağladığını söyledi.

Prof. Dr. Yavuz, venöz yetmezliğin derecesine göre lazer, radyofrekans, köpük tedavisi veya cerrahi yöntemlerin uygulanabileceğini ifade ederek, “Her hastanın damar yapısı ve yara durumu farklıdır. Bu nedenle tedavi kişiye özel planlanmalıdır” dedi.

“HER VENÖZ ÜLSERDE ANTİBİYOTİK KULLANILMAZ”

Antibiyotik kullanımına da dikkat çeken Yavuz, “Venöz ülserin bulunması tek başına antibiyotik kullanılması gerektiği anlamına gelmez. Antibiyotik ancak kızarıklık, ısı artışı, kötü kokulu akıntı, hızla artan ağrı veya ateş gibi enfeksiyon bulguları varsa hekim değerlendirmesiyle kullanılmalıdır” diye konuştu.

Erken tedavinin yaranın iyileşmesini kolaylaştırdığını belirten Prof. Dr. Turhan Yavuz, sözlerini şöyle tamamladı: “Venöz ülser kader değildir. Erken tanı, doğru yara bakımı ve altta yatan toplardamar hastalığının tedavisiyle yara iyileşebilir. Tekrarlama riskini azaltmak için tedaviden sonra da hekim önerilerine uyulması gerekir. İki haftadan uzun süredir kapanmayan bir bacak yarası varsa vakit kaybetmeden bir Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanına başvurulmalıdır.”

İlk yorum yazan siz olun
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sağlık Haberleri